Kanada’nın Seçimi: Tamam mı ? Devam mı?

0
460

Kanada 21 Ekim 2019’da sandığa gidiyor. Seçim kampanyası resmen başladı. Yaklaşık 26 milyon Kanadalı seçmen, kendilerini 4 yıl yönetecek partiyi ve Başbakanı seçecek. Seçimde Kanada parlamentosunda halkı temsil edecek 338 milletvekili belirlenecek. 12 yıl Ankara’da çalışmış bir gazeteci olarak bir çok seçimi yakından izledim. Her seçimde en az 20-30 farklı ilde mitinge gidip liderlerinin konuşmalarını takip ettim. Anket şirketi yöneticileriyle konuşup parti kulislerinden bilgi aldım. Gittiğimiz illerde çarşı pazar dolaşıp insanların düşüncelerini öğrenmeye çalıştım. Evet bu yazı bir seçim analizi ancak elimde Türkiye’deki imkanların hiç birisi yok. Bu yazıda, yaptığım araştırmalar ve medyadan takip ettiğim kadarıyla gözlemlerimi sizinle paylaşacığım.

Hangi Partiler Yarışıyor?

Kanada’da toplumsal tabanı olan 6 büyük federal siyasi parti bulunuyor. Bunlar: iktidardaki Liberal Parti (Liberal Party of Canada), ana muhalefet partisi Muhafazakar Parti (Conservative Party of Canada), Yeni Demokrasi Partisi (New Democratic Party-NDP), Quebec’in bağımsızlığını savunan Quebecliler Bloku (Bloc Quebecois), Yeşil Parti (Green Party of Canada) ve Halk Partisi (People’s Party of Canada). Ancak anketlere göre seçim halen parlementodaki iki büyük grup olan Liberal Parti ile Muhafazakar parti arasında geçecek. CBC’nin yayınladığı ankete göre iki partinin de oy oranı yüzde 34 civarında. Anketler NDP’yi yüzde 13, Green Party’i ise yüzde 10 civarında gösteriyor. Ancak unutmamak gerekir ki seçime daha bir aydan fazla bir zaman var ve adayların kampanyaları henüz yeni başladı.

Justin Trudeau mu Andrew Scheer mı?

Partiler her modern ülkede olması gerektiği gibi vergi, iklim, eğitim ve sağlık politikaları konusunda yarışıyor. Geçtiğimiz yıl ve bu yılın ilk yarısında eyaletlerde yapılan seçimlerde Muhafazakar Parti büyük bir ilerleme kaydetmişti. Bu nedenle iktidardaki Liberal Parti seçime biraz endişeli giriyor. 2015 yılında 184 milletvekili ile tek başına iktidar olan ve medyatik kişiliği ile büyük sempati toplayan Liberal Parti lideri Başbakan Justin Trudeau’nun imajı, bu yılın ilk aylarında SNC Lavalin skandalı nedeniyle biraz yara aldı. Trudeau, iki Bakanının istifasıyla sonuçlanan skandalda sorumluluğunu kabul etmiş ancak özür dilemeyi reddetmişti.

SNC-Lavalin Skandalı: https://haberkanada.com/2019/02/16/trudeaunun-tahti-sallaniyor-mu/

Trudeau’nun ılımlı göçmen politikası, orta sınıfı güçlendirme ve insanları konut sahibi yapma vaatleri ile çalışmayanların da ucuz ilaç alması için yeni bir ilaç planı geliştirmesi gibi çabaları hala halktan destek görüyor. Ancak tıpkı Trudeau gibi genç ve iddialı bir lider olan Muhafazakar Parti başkanı Andrew Scheer seçmene vergi indirimi sözü veriyor. Scheer, Liberal Parti tarafından uygulamaya konulan ve Carbon Tax olarak bilinen fosil yakıt kullananımını azaltmak için konulan ek vergiyi kaldırmak istiyor. Muhafazakarlar, iktidarın orta sınıfı güçlendirmek için zenginlerden alınan vergiyi artırma çabalarına da karşı çıkıyor. İktidarı, ülke kaynaklarını etkin kullanmamak ve savurganlık ile suçluyorlar. Muhafazakarlar ayrıca ABD sınırından Kanada’ya resmi olmayan yollardan mülteci girişine müsamaha gösterilmesine karşı çıkıyor. Bireysel silahlanma konusundaki önlemler, eşcinsel evlilik ve esrar satışının yasal olması gibi konular da seçimin diğer gündem maddeleri arasında.

Seçim Kampanyaları

Partilerin resmi seçim kampanyaları seçime 40 gün kala resmen başladı. Türkiye’deki gibi bir seçim havası yok. Yani megafonla bağırarak dolaşan parti otobüsleri, şehri çöplüğe çeviren parti bayrakları ya da bir meydan mitingi için toplanmış ‘bindirilmiş kıtalar’ yok. Kanada’da ‘Dar bölge seçim sistemi’ denilen sistem uygulanıyor. Ülke seçim bölgelerine ayrılmış. Yaklaşık her 100 bin kişiyi bir milletvekili temsil ediyor. O bölgede en çok oyu alan aday seçiliyor ve bölgesini temsil ediyor. Hal böyle olunca da milletvekilini tanımayan bir halk veya halkını tanımayan bir milletvekili bulmak zorlaşıyor. Adaylar veya ona destek veren kişiler ellerinde broşürlerle kapı kapı dolaşıp halkı ikna etmeye çalışıyor. Başbakan, daha kampanyanın ilk gününden itibaren kamu imkanlarını kullanamıyor. Partinin kiraladığı uçak ve araçları kullanıyor. Belediyeler veya kamu kurumları federal kampanyadan uzak duruyor. Liderler televizyon kanallarında sık sık tartışma programlarına konuk oluyorlar. Çanak soru soran yandaş gazeteciler ararsanız onlar hiç yok. Devlet kanalı CBC’de bile Başbakanı rahatça eleştirilebiliyorlar.

Kaybedeni olmayan seçim

Köklü bir demokratik geleneğe sahip bu ülkede, seçim sözde değil özde bir hizmet yarışı. Seçimi kim kazanırsa kazansın büyük bir değişiklik yaşanmayacak. Yani ortada bir ‘Beka sorunu’ yok. Kimse balkonda zafer narası atıp kimse geleceğinin karanlık olacağı endişesi ile rövanş için bilenmeyecek. İşte bu nedenle seviyorum bu ülkeyi. Ne dersiniz anavatanımız Türkiye’de de bir gün böyle bir seçim görecek miyiz?

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.