Korkmayın Beyler…

0
418

Bir kalem alın elinize ve yakın uzak tüm tarihi yeniden irdeleyin bence…Köroğlunu yazın mesela, Bolu beyine isyan etti diye şaki listesinde yer alan mechulu…Ermenileri yazın bir bir… Sürgün yaşayanları, sürgünde ölenleri, hasret çekenleri… Osmanlıcılar evlat hasretini çeken bir ermeni annenin mektubunu kaleme alsın, korkmasın…Alevileri yazın sonra… Ötekileştirmenin din olmadığını yazın. Bir sünni kalemi alsın ve çocuklarına yazsın yeniden semahı…. Semah, işitmek, uçmak ve gökyüzü demektir. “Oğul…” desin, “bunların hangisi kötü….” “Bir inanışa göre semah ilk defa Arş-ı Ala’da  kurulan Kırklar Meclisinde Kırklar tarafından dönülmüştür. Yeryüzünde dönülen semah bu semahı yad etmek içindir. Bu yüzden semah yürünürken, “semahımız Kırklar Semahı olsun” duasına “amin” yazsın sünniler.

Sonra evleri yakılan Kürtleri…21 yüzyılda evi yakılanların değil, ev yakanların sorgulanması lazım deyin… Yüzyıllardır Kürtlerle damardaki kan olmuş Türkler, “ülkenin beşte birlik nüfusunu oluşturan kardeş bir milletin dilini neden bilmiyoruz?” diye sorsunlar birbirine…Kanada’da Kolejde İngilizce dersimizde tanışma faslı vardı. Hoca, aziz bildiğim bir kardeşimin cevabını anlayamayınca ona “Haaa Kürt müsün, Kürdistan’ın hangi bölgesindensin? ” diye sordu dört beş defa. Bu aziz dost her seferinde hayır “Türküm” dedi. Sonra iş vüzuha kavuşunca ter içinde bana dönüp “Abi yardım etsene” deyince, ben de tebessüm ederek “Aziz dost, ben 40 yıldır Kürt olmama rağmen bana soranlara Türküm diyorum, sen de şu dört dakika Kürdüm deseydin ne olacaktı ki…” Güldük karşılıklı…

Biziz biz, bin yıldır birlikte yaşayan biz… Kürtler sussun Türkler anlatsın Cigerxwîn’in şiirlerini artık.Şiirler ülkeleri bölmez, şiirler devletleri yıkmaz, şairler türkü gibidir ve türküler binlerce yılın iniltisidir, aşkıdır, ağıtıdır sevgili kalplerin diye yazsınlar artık….Aylardır yıllardır oğlunun kemiklerini isteyen Cumartesi annelerini yazın…Sürgündeki Kürt Ozan Şivan Perver’i “Halepçe” ağıtıyla dinler misiniz bi daha…

Ahmet Kaya’yı yazın yeniden ve türküleri susturanları susturacak bir kaç kelam edin mesela…Can Dündarı yazın ve onunla birlikte sürgündeki tüm kalemleri…Atatürkü sevmenin yedi büyük günahın içinde yer almadığını  söyleyin camilerde korkmayın, yalan değil…Şapka giyenlerin de başörtüsü takanlar gibi bir tercih bulunduğunu ve herkes tercihiyle güzel olduğunu söylenin, beyler… Emin olun ne şapkanız delinir ne örtünüz yırtılır böyle deyince. Ahmet Altan’ı çıkarın dört duvar arasından ve dört duvardan roman yazan kaleme gözlüksüz bakın…Metin ile Müjdatı bir daha açıp izler misiniz lütfen çocukluğunuza gidip… Çocukluğunuzu sevdiğinizi bilirim, o yanınızın siyah beyaz filmlerini de…

Yazın korkmayın bunları…Senden olmayanlar seni sen yapar. Misafir evine gelince tatlıyla tuzluyla çeşit sofra kuranlar, fikir dünyasında çeşitlerden niye korkar ki…Bağnazlık en çok insanda çelişkidir. Geçmişe dönük ne varsa lütfen kaleminize davet edip yeniden sorgular mısınız….Tüm -izm’lerin Allah belası bir veba olduğu şuuruyla yeniden kucaklar mısınız tüm kelimeleri…Solcu sol eliyle yumruk sıkar, sağcı sağ eliyle yumruk sıkar…  Sıkıldık bu oyundan…. Lütfen söyler misiniz sağ da solda benim iki yanımdan biri…Gücü olan eziyorsa, ezilenin elinden tutup kaldıran el olun ki tarih sayfasında eli öpülesi insanlardan olasınız…

Tevfik Fikret hayalindeki nesli oğlu Haluk’a yazdığı şiirlerde dile getirirken ateist, Mehmet Akif Asımın Neslini yazdığı için yobaz olamaz deyin, korkmayın…Edebiyat tarihi sürgün kalemler mezarlığıdır….Kelimeleri yargılamayı bırakır mısınız lütfen…Kahveyi severiz ya kimimiz acı, kimimiz şekerli kimimiz orta şeker diye nida ederken aynı damak tadında olma ihtimali olduğunu düşünsün cemaatçi sağcı solcu kominist laik islamcı…. Lütfen ağızdan çıkan kelimelere surat ekşitip diş gıcırdatmadan önce bir kahve içer misiniz karşılıklı…Üç çeşit kahvenin de kırk yılı hatırı varmış…Hangi ara insan olduğumuz hatırdan düştü de damak tadımız bozuldu sahi….

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.