Kanada Petrol Boru Hatları Kördüğüm

0
239

   Doğalgaz ve petrol taşıyan boru hatları ile ülke içinde eyaletler arası ağlarla örülmüş durumda olan Kanada, aynı zamanda ABD ile de birçok boru hattı ile de bağlı durumda. Trois Rivières’te 1853 yılında 25 kilometrelik ilk boru hattının açılışından bu yana Kanada, boru hatları ve onların güzergâhları ile ilgili tartışmaları hep yaşandı.  50’lerde uzun süreliğine gündemi meşgul eden boru hatları tartışması Alberta,Saskatchewan, Manitoba, Ontario ve Quebec eyaletleri boyunca gaz taşıyan Trans Canada boru hatları ile alakalıydı.

    Günümüzde 840.000 km’nin üzerinde boru hattının olduğu ve 200.000’e yakın Kanadalının petrol ve doğalgaz sektörlerinde istihdam edildiği göz önüne alındığında, hâlihazırdaki tartışmaların etkisinin ne kadar büyük olduğu anlaşılabilir. Kaldı ki benzin fiyatlarının artışı veya azalışı, bunun halka olan doğrudan etkisi ve günlük politikaların bundan çok fazla etkileniyor olması da boru hatları konusunu oldukça önemli bir yere taşıyor.

    Hal böyleyken, geçtiğimiz yaz aylarında mahkeme kararıyla durdurulan petrol boru hatları yapımı Kanada ekonomisi ve siyaseti için kritik bir noktada yer alıyor. TransCanada Keystone XL boru hattı ve Trans-Mountainboru hattı genişletilmesi projeleri hakkında farklı mahkemeler durdurma kararı verdiler. Mahkemelerin, çevrecilerin ve boru hattının geçeceği yerlerdeki rezervlerde yasayan yerlilerin itirazlarını dikkate alarak verdiği süresiz durdurma kararı Kuzey Amerika petrol sektörünü büyük bir sıkıntının kucağına attı.

    Özellikle Alberta eyaletinin ekonomisin lokomotifi konumundaki petrol sektörü Trans-Mountain boru hattının genişletilmesinin durdurulması kararından oldukça büyük zarara uğradı. Trudeau hükûmetinin boru hatlarının inşasındaki ısrarları ve destek açıklamalarına rağmen Alberta eyalet başkanı Rachel Notley durumun gittikçe zorlaştığını ve üretimi yavaşlatma kararı almaları gerekebileceğini defalarca dile getirdi. Bu kararlılığının bir göstergesi olarak da Federal mahkemenin yerel mahkemenin durdurma kararını onaylamasından hemen sonra, Alberta halkının öfkesini dile getirecek sekilde Federal İklim PlanındanAlberta’yi çektiğini açıkladı.

Öte yandan Keystone XL boru hattında da süren çözümsüzlük yerel bir Amerikan mahkemesinin durdurma kararından sonra oluştu. Trump yönetiminin ortadoğu petrollerine bağımlılığını azaltma ve istihdam yaratma politikalarının birsonucu olarak olabildiğine çabuk hazırlayıp onayladığı iki büyük boruprojesinden biri olan Keystone XL projesi de Kanada petrol sektörü için oldukçaönemli bir konumda. Hâlihazırda sıkışık bir durumda olan petrol piyasasınabelki tarihindeki en büyük petrol ihracatını gerçekleştirecek olan boru hattıkonusundaki belirsizlik bu gelişmeyle ikiye katlanmış oldu.

Bu belirsizliklerin yerel politikaya etkisinin de oldukça büyük olacağı ve önümüzdeki mayıs ayındaki seçimlerde özellikle Alberta halkının sandık başındakitercihlerini doğrudan etkileyeceği biliniyor. Bu durumdan fazlasıyla haberdar olan eyalet başkanı ve Yeni Demokrat Parti üyesi Rachel Notley son bir hamle olarak petrol üretiminin yavaşlatıldığını açıklamış olsa da, anketlerde yarışın favorisi olarak görülen Muhafazakar parti adayı Jason Kenney’e muhalefet konusunda şimdiden çok puan kaybetmiş durumda. Ulusal ölçekteki politikada isepetrol boru hatları yine muhafazakârların yoğun muhalefetine neden oluyor. Çevreci grupları da yanına alan muhafazakâr parti yetkilileri Ontarioda Doug Ford’la yakaladıkları rüzgârı ülke çapında koruyarak Justin Tudeau hükûmetinin yerine geçmeye hazırlanıyorlar.

Sonuç olarak petrol boru hatları konusundaki belirsizliklerin Kanada’da yaşayan herkes için ihtiyaç olan petrol fiyatlarının makul sınırlarda olması açısından öneminin yanında, politik sonuçlara gebe olması da dikkat edilmesi gereken bir nokta. Hükûmet, Doğal Kaynaklar bakanı Jim Carr’ın son açıklamalarından da anlaşılacağı üzere, boru hatlarındaki durumu kontrol altına almış gibi gözükse de kısa vadede çözüm henüz açık bir şekilde ortaya konmuş değil.

    Uzmanların çevreye daha büyük tehlike arz edeceğinde endişe duydukları tren veya gemiyoluyla petrol boru hatlarına alternatifler oluşturma ihtimallerinden de şu an için ümit verici bir gelişme maalesef yok. Umarız kısa surede bu konu Kanada’nın lehine sonuçlanır ve petrol fiyatları mümkün olduğunca makul seviyelerde seyreder.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.