Geçen Gün Ömürdendir

0
302
Photo by Pixabay on Pexels.com

Zaman; “……. Bağdat gibi diyar bulunmaz.” sözünün anlamını bütün canlılığıyla yansıttığı demler. Yer; Bağdat’ın en kalabalık pazarı… Havada insanı canından bezdiren bir sıcak var…Henüz derin dondurucular icat edilmemiş… İnsanlar serinleme ve soğuk meşrubatlar içme ihtiyacını , sanayi tipi buz kalıplarını parçalayarak satan pazarcı esnafından aldıkları ile karşılamakta…

İşte, kahramanımız da Bağdat pazarında bir buz satıcısı…

Ve insanların telaş içinde, bir yerlere yetişme, alışverişini bir an önce tamamlama gibi nedenlerle koşuşturmaca yaşadığı hengâme… Bu hengamede malını pazarlayan buz satıcısı şu sözleri söyler.

“-Ey insanlar gelin. Bu tezgâhta hararetinizi dindirin. Hem ben sermayemi kurtarayım. Zira, SERMAYEM ERIYOR.”

Evet her birimiz, yakıcı sıcağın altındaki buz satıcısı durumundayız aslında. Sabah olsa, akşam olsa, kış geçse yaz gelse gibi zamanın öğütücü dişlileri arasında eriyip giden ömür sermayemiz… Bir de geçip giden her günün akşamında canevimizde bıraktığı tortular… Kaçırılmış fırsatlar…Kıymeti bilinmemiş nice imkanlar… Karalar bağlayıp ” mazeretim var asabiyim ben” modunda bomboş erimesine müdahale etmediğimiz sermayemiz. Ah ki ne ah…Bilmem ki nasıl telafi edilir. Bir uyanıklık iradesi lütfunu intizar ediyoruz…

Sermaye eriyor dostlar… Rahmetli Dedem 87 yaşında göçtü asli vatanına. Son yıllarından birinde bir arife günü beraber kabir ziyaretinde bulunmuştuk. Kabirdekilerle ilgili hatıralarını anlattığı bir yerde şu veciz sözü söylemişti:

“Kabirdeki tanıdıklarım dünyadaki tanıdıklarımdan fazla…”

“İçerde kimse varsa, kapıyı bir defa çalmak yeterlidir.” diyor. İmam- Rabbani Hazretleri.

İlahi beyanlarda, dünyanın bir oyun ve oyalanma yeri olduğuna dair pek çok ikazlar vardır. Yaşayarak görüyoruz ki, her yaşa ve zamana göre değişen sadece oyuncaklarmış… Bir zamanlar uğruna birçok riski göze aldığımız, her mihnete katlandığımız “sermaye eriticiler”, belli zaman sonra, çok ahmakça gelebiliyor maalesef… O yüzden yaşanan her saat, gün, hafta, ay, yıl geleceğe gönderdiğimiz ve gittiğimiz yerde açıp okuyacağımız bir mektup adeta. Ve bu mektubu herkese okuyacağız…

Bu durum, bir bilinç olarak, zihnimizde hep canlı tutulabilirse, belki, sermayeyi karlı bir yatırıma dönüştürmek için, önemli bir adım atmış oluruz.

Çok basit bir hesap duymuştum, bir arkadaşımdan…Yetmiş yıl yaşayan bir insan, günde, ortalama sekiz saat uyursa, ömrünün, yaklaşık olarak, yirmi üç senesi yatakta geçiyormuş… Televizyon, internet ve telefon gibi boş meşgaleleri varın siz düşünün ve düşün hesaptan…

Yazımı, üniversite yıllarımda çok değer verdiğim bir büyüğümü sık sık söylediği bir sözüyle bitireyim: ” Geçen gün ömürdendir otur ağılındaki koyunları say.”.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.